"Ben kafes, sen sarmaşık;
Dolan dolanabildiğin kadar!
"

9 Ağustos 2012 Perşembe

Bir sabah tedirgin düşlerden uyanan Gregor Samsa, kendini dönüşmüş bulmadı




Düş falan değildi. Saat neredeyse altı buçuktu, göstergeler habire ilerleyip durmaktaydı. Dörtte çalması için saatini hiç bir zaman kurmadığını hatırladı. İyi ama odadaki bütün eşyayı zangır zangır titreten bir zil sesi hiç olmamış mıydı? Böylece uyuyakalmış olabilir miydi? Bir kırıklık, bir halsizlik vardı üzerinde. " Sabah erkenden     
bu yataktan kalkmalar yok mu" diye düşündü,adamı büsbütün serseme çeviriyor.İnsan dediğin uykusunu alacak.En iyisi biraz daha uyuyup bütün bu sersemce düşünceleri unutma, diye geçirdi içinden.Ancak, hiç gerçekleşecek gibi değildi bu ; çünkü duvar kenarında yatmaya alışmıştı, oysa şimdiki durumda duvar görünmüyordu.Peki şimdi ne yapacaktı?Bütün bunları alabildiğine bir çabuklukla kafasından geçirir, ancak doğrulup kalkmaya da bir türlü karar veremezken- Gregor 'un gözü pencereye kaydı; havanın kapalı olduğunu anlayınca- çinko denizlik üzerine düşen yağmur tanelerinin tıpırtısını işitti.  Ama yataktan çıkmam gerekiyor şimdi.Yorganı üzerinden sıyırıp atmakta hiç zorluk çekmedi; ciğerlerini biraz havayla şişirmek bunun için elvermiş, yorgan kendiliğinden yere düşmüştü.Gregor, vücudunun bir yarısını yataktan sarkıtmıştı ki bu işin o kadar kolay olmayacağı düşüncesi ile vazgeçti.Ama böyle bir şeyin göze alınması gerekiyordu. İlgili düşüncelerin yol açtığı telaş ile bütün gücünü toparlayıp yataktan dışarı attı kendini.  Ve beş yıldır çalıştığı işine biraz geç de olsa gitti.



Samsa böceğe dönüşmemiş olsaydı en fazla bu olurdu merak ettim yazdım. Dönüşmeyen tek şey dönüşümdür=)

Hiç yorum yok: