"Ben kafes, sen sarmaşık;
Dolan dolanabildiğin kadar!
"

11 Ağustos 2012 Cumartesi

CAN..




Hem ben sana bişey söyleyim mi yavrum, 
Ben aslında seni görmek filan değil, 
Düpedüz Seni istiyorum!

Bunlar ki hıyaneti battaniyeden yatan 
Ve yataklarının tiftiği muntazaman mütehassıs hallaçlar 
tarafından atılan, 
O düşleri azgınların yorgun yorganları, 
Alları ve dallarıyla bit-tamam serilmişler güneşe, 
Betonların üzerinde melûl-mahzun bir neş’e... 
Bunlar ki yorgan yüzlerinin düzüne inmiş dağ laleleri, 
Bunlar ki silahtan tecridedilmiş yaban sünbülleri, 
Bunlar ki zararsız hale getirilmiş bir bölük menevşe 
Ve şuncağızlar allah’ın papatyaları işte! 
Anılar ki önlerinden her geçişte 
Islanmış mayıs böcekleri gibi üzerlerinde 

Ama kader diye bir bok varsa eğer, 
Keder değil elbet benim kaderim, 
Ve anılar ki madem anasıdır yaşanacak delikanlı anların, 
Bugün bu: kuburda kokuşsam da yarın 
Çiçek Dağlarında seyirtecek seyrim, 
Değil mi ki burnumda tüten toprak kokusudur devrim!


Hiç yorum yok: