"Ben kafes, sen sarmaşık;
Dolan dolanabildiğin kadar!
"

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Leviathan'a Karşı


Fredy Perlman modern hayatın hastalıklı telaşıyla hiç tanış­mamış soylu vahşinin, toprağa yerleşmemiş avcı kabilelerin o baştan çıkarıcı aylaklığını yücelten ve anarko-ilkelliğin İncil'i sayılan Onun Öyküsüne Karşı, Leviathan'a Karşı başlıklı ki­tabında ormanı göstererek, "İşte! Hoplayıp zıplayacak, dans edecek yer burası!" diyor. Mutsuzluğumuzun, adına uygarlık denilen büyük makineden kaynaklandığını, aslında hemen her­kesin bu "kamusal sır"rı bilmekle beraber ondan kurtulmak için çaba göstermediğini belirtiyor.

Anarko-ilkellere ve "extraponian"lar adını verdiği gelecekçilere eşit uzaklıkta duran Hakim Bey ise, dans etmek, oyun oynamak için farklı bir öneride bulunuyor. Anarko-ilkeller teknolojiyi bütünüyle inkar ederken, gelecekçiler ise siberuzayı özerk hayatın gerçekleşebilir tek alanı olarak görerek ya­nılgıya düşüyorlar. Oysa, Hakim Bey ne uzak geçmişteki al­tın çağı özlüyor, ne de düşlerini geleceğe ertelemeyi düşünü­yor. Bu nedenle, hemen şimdi gerçekleşebilir bir proje orta­ya koyuyor: TAZ.

Direnmenin ve eğlenmenin aynı anda pekala mümkün olabileceğini, direnişin rahatlıkla şenliğe dönü­şebileceğini iddia ederken, bunun ideal yeri olarak TAZ'ı işa­ret ediyor.

Hakim Bey otoriteyi hiç sevmeyen, itaat etmeyi reddeden herkesi TAZ'a davet ediyor. Bütün otorite karşıtı eğilimlerin kaynaşmaksızın, birleşmeksizin biraraya gelebilecekleri bir yer TAZ.

Herkesin kendi şarkısını söyleyeceği bir şenlik. TAZ'ın müziği kaotik ve kakafonik.

TAZ'ın ufkunda gökkuşağı var.

-Peki Diamanda'cığım Hakim Bey kim?
-Peter L. Wilson

Hiç yorum yok: