"Ben kafes, sen sarmaşık;
Dolan dolanabildiğin kadar!
"

9 Ağustos 2012 Perşembe

Mehmet Raif, Maria Puder nezdinde aşkı öyle güzel anlatır ki :


 "Ben şimdi gidiyorum. Ama ne zaman çağırırsan gelirim Raif !!"



" Artık Maria Puder, yaşamak için kendisine kayıtsız ve şartsız muhtaç olduğum bir insandı. Bu his ilk anlarda bana da garip geliyordu. Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan bir insanın vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi? Fakat bu hep böyle değil midir? Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz? ... Ben de, o zamana kadar ki hayatımın boşluğunu , gayesizliğini sırf böyle bir insandan mahrum oluşumda bulmaya başlamıştım.İnsanlardan kaçısım , içimden geçenlerin en küçük bir parçasını bile etrafıma sezdirmekten çekinişim bana sebepsiz ve manasız görünürdü. Zaman zaman beni saran hüzünlerin , hayat bıkkınlığının bir ruhi hastalık alameti olmasından korkardım. Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.

Halbuki şimdi her şey değişmişti. Bu kadının resmini gördüğüm andan beri geçen birkaç hafta içinde , ömrümün bütün senelerinden daha çok yaşadığımı hissediyordum. her günüm , her saatim , uyuduğum zamanlar bile dopdoluydu. Bana sadece yorgunluk veren uzuvlarım değil , ruhumun da yaşamaya başladığını, içimde , haberim olmadan bekleşen üstü örtülü derin tarafların da birdenbire meydana çıkarak bana fevkalade cazip , kıymetli manzaralar arz ettiklerini görüyordum. Maria Puder bana bir ruhum olduğunu öğretmişti ve ben de onun, şimdiye kadar rastladığım insanlar arasında ilk defa olarak , bir ruhu bulunduğunu tespit ediyordum... Bütün çekincelerim yok olmuştu. Bu kadının karşısında her şeyimi ortaya dökmek, bütün iyi ve fena , kuvvetli ve zayıf taraflarım da, en küçük bir noktayı bile saklamadan, çırçıplak ruhumu onun önüne sermek için sabırsızlanıyordum. Çünkü bütün ömrümce susmuş, zihnimden geçen her şey için : ' adam sen de, söyleyip de ne olacak sanki?' demiştim. Eskiden her insan hakkında, bir peşin hükmün tesiriyle nasıl : ' bu beni anlamaz !' demişsem, bu sefer bu kadın için, gene hiçbir esasa dayanmadan, fakat o yanılmaz ilk hisse tabi olarak :" İşte bu beni anlar" diyordum..."





Sabahattin ALİ 
Kürk Mantolu Madonna
Yapı Kredi Yayınları

Hiç yorum yok: