"Ben kafes, sen sarmaşık;
Dolan dolanabildiğin kadar!
"

10 Eylül 2012 Pazartesi

Sen gelene kadar uyuyacağım...


Kollarımı açtım,sarılmak istedim.Ellerimden süzülen ılık kanı görünce irkildi kollarında ölmek istiyorum dedim başımı göğsüne bırakıp sonsuz uykuya orada dalmak ve bir daha uyanmamak yüreğinin sıcaklığından seni bekleyeceğim Jospen,
 seni bekleyeceğim...
adın hep dudaklarımdaydı,ama kimse duymadı, kimseye duyurmadım içimdeki seni...Her yağmur yağdığında sokaklara kendini atıp bağıran çağıran, yağmurun sesine kendi sesini ve senin adını karıştıran deli bendim... kimse ne söylediğimi anlamazdı yağmurun altında ıslanırken ve öyle çok bağırırdım ki, sesim kısılırdı..ben sesim kısılana kadar seni bağırdım Jospen dudaklarım sustuğunda yüreğim konuştu daha çok bağırdı daha çok acıdısen bilmedin...şimdi biliyorsun şimdi ben sana bunları anlatıyorum şimdi daha çok seviyorum seni Jospen! çünki kollarında ölüyorum bedenim ölebilir ama bedenimin içinde sakladığım ruhum senin düşlerine sarılı... sana uyuyan ruhum asla ölmeyecek Jospen... bilirsin ruhlar asla ölmez...ben ölmeyeceğim ben sana uyuyacağım sen gelene kadar uyuyacağım...

ne zaman geleceksin diye sormuyorum Jospen



bir ay bir yıl on yıl ya da yüzyıl...sen benimsin ve ben senin benim olduğunu bildiğim için sonsuza kadar bekleyebilirim...yarın sabah uyandığında ve aynaya baktığında sadece bedenim yanında olmayacak sakın korkma aynalara korkmadan bak Jospen... geceleri bir ürperme hissedersen tüylerin diken diken olursa içini ferah tut...o ben olacağım ve seni koruyacağım meleğim...yarın sabah yanında olmayacağım cenazeme gideceksin ben o tabutun içinde sana uyuyacağım sen ağlayacaksın kardeşlerim ağlayacak babam ve annem ağlamayacak çünki ben ne onları tanıyorum ne de onlar beni... kardeşlerim, arkadaşlarım ve sen...beni bu dünyaya bağlayan üç'lem...hatırlarmısın seni alnından birkez öptüm o öpücük senin hep benim olduğuna dair bir mühürdür... unutma...artık yokum biraz uyumaya ve dinlenmeye gidiyorum sakın korkma ben yanındayım Jospen...biliyorum ölüler bu kadar konuşmaz helede böyle kan kaybetmişken göğsümün üzerindeki bu mektubu ben daha ölmeden önce yazmıştım şimdi gidiyorum ve seni bekliyorum buz mavisi gökyüzünde... parmağının ucuyla dokun...""kalmaları gitmek alıp vakit geldiğinde sayfalar bitip susku indiğinde teninden tenine yürüyen ırmaklar eridiğinde buz gibi soğuk bir tabancadan vücuduna cehennem meleği bir mermi geldiğinde...
Aklında olsun her insan katildir biraz.

Hiç yorum yok: